Yapı Denetim Mevzuatı
Ülkemizin topraklarının %92'si farklı oranlarda deprem tehlikesine sahiptir ve nüfusumuzun %95'i, sanayimizin %98'i bu bölgelerde konumlanmıştır.
4708 sayılı Yapı Denetim Kanununun uygulanmasına başlanmadan önce yürürlükte olan imar ve afetler mevzuatı etkin bir denetim fırsatı vermemiştir. Ülkemizde son 20 yıl içerisinde meydana gelen her depremden sonra bu durumun olumsuz sonuçları çok açık olarak görülmüş olmasına rağmen, yapı denetimi konusunda olumlu bir gelişme sağlanamamış, aksine hızlı nüfus artışı ve göçler, çarpık ve yanlış şehirleşme ve sanayileşme, yoğun kaçak yapılaşma ve sık sık başvurulan imar afları ülkemizdeki deprem ve diğer afet risklerini her geçen gün daha da arttırmıştır.
Bu nedenle; ülkemizdeki yapı denetim sistemi ve yapım aşamasında görev alan müteahhit, proje müellifi, fenni mesul ve denetim yapmakla görevli yerel yönetimlerin sorumluluklarını yeniden düzenlemek ve kağıt üzerinde denetlenmiş gibi görülen, ancak hemen hemen hiç denetlenmeyen yapıların sorumlularına verilecek cezalarla bu kişilerin üçüncü şahıslara verdikleri zararları tazmin edebilecek yeni bir yasal düzenleme getirmek zorunlu olmuştur. Bu zorunluluğu yerine getirmek amacıyla, olası afetlerde can ve mal güvenliğini sağlamak, kaynak israfı ile plansız, kalitesiz ve kontrolsüz yapılaşmayı önlemek, çağdaş norm ve standartlarda yapı üretimini sağlamak, denetimsizlik ve ihmal nedenleriyle zarara uğrayan üçüncü şahısların haklarını korumak, yapı üretiminde kusur, ihmal ve yetersizliliği görülen yapı sorumlularına karşı gerekli işlemleri yerine getirmek amacıyla, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hazırlanmıştır.
